Anasayfa  ›  Yerel (Harita) Optimizasyon

Yerel (Harita) Optimizasyon

Yerel (harita) optimizasyon, haritanın her arayana neden başka bir liste gösterdiğini anlamakla başlar; ücretli sonuçlarla farkı, profile yazılacak telefonu ve açıklama alanının nasıl doldurulacağını ele alır.

Telefon ekranı: Yerel (Harita) Optimizasyon

Yerel (Harita) Optimizasyon Aynı Aramayı Yapan İki Kişinin Neden Farklı İşletmeler Gördüğünü Nasıl Açıklar?

Aynı dakikada iki telefona aynı kelime yazılır: “çiçekçi”. Telefonlardan biri Lüleburgaz’da bir ara sokaktadır; öteki Kırklareli merkezde, çarşının içinde yürüyen birinin elindedir. Ekranlara gelen listeler birbirine benzemez: üstteki üç ad da, haritadaki işaretler de başkadır. İki ekran da doğruyu göstermektedir. Yerel (harita) optimizasyon işe bu farkı anlatarak başlar, çünkü haritadan neyin beklenip neyin beklenemeyeceği burada belli olur.

Harita, soruyu yazan kişinin durduğu yere göre cevap verir. Çiçekçi arayan birine başka bir ilçedeki dükkânı göstermenin pek anlamı yoktur; önce yakınındakileri sıralar. Bu yüzden herkese aynı görünen tek bir liste, tek bir “birinci sıra” yoktur; mahalle mahalle, hatta sokak sokak değişen listeler vardır. Aynı kişi akşam evinden baktığında bile, öğlen iş yerinden gördüğünden başka bir sıralamayla karşılaşabilir.

Google, yerel sonuçları neye göre seçtiğini kendi yardım sayfalarında üç şeyle açıklar. Kaydınız, yani işletme profiliniz, yazılan aramayla ne kadar uyuşuyor? İşletmeniz arayan kişiye ne kadar uzak? Ve ne kadar tanınıyorsunuz: adınız başka yerlerde geçiyor mu, yorumlarınız, puanınız nasıl? Bu üçünün hangi ağırlıkla hesaba katıldığını açıklamaz; yakındaki bir işletmenin yerine, aranana daha uygun bulduğu daha uzaktaki birini de öne alabilir.

“Kendi telefonumda birinci çıkıyorum” sözü bu yüzden pek bir şey kanıtlamaz. Tezgâhın arkasından bakıyorsunuzdur; dükkânla aranızdaki uzaklık sıfırdır. Çoğu zaman da mesleği değil, kendi adınızı yazmışsınızdır; adınızı yazana harita sizi zaten gösterir. Asıl soru başkadır: sizi hiç tanımayan, iki mahalle ötede duran ve yalnızca mesleğinizi yazan biri ne görüyor? O kişinin ekranına siz bakamazsınız; müşterinizin gördüğü liste odur.

Bu üç şeyden biri elinizde değildir: uzaklık. Dükkânı her arayanın yanına taşıyamazsınız; arayanın nerede duracağını da seçemezsiniz. Öteki ikisi için yapılacak iş vardır. Uyum, kaydın eksiksiz ve doğru olmasıyla ilgilidir: doğru seçilmiş kategori, yani iş kolu, yazılı hizmetler, güncel saatler, gerçek fotoğraflar. Tanınma daha yavaş birikir: gerçek müşterilerin yorumları, bunlara verdiğiniz cevaplar, adınızın sitenizde ve başka yerlerde aynı yazılışla geçmesi.

Biz kaydınıza dükkânınızın içinden bakmayız. Site röntgeni dediğimiz ücretsiz ilk bakışın dört alanından biri harita kaydıdır; ona kendi adınızı değil mesleğinizi yazarak, sizi hiç tanımayan birinin gözüyle bakarız: kategori doğru mu, saatler güncel mi, fotoğraflar bugünü mü gösteriyor. Gördüğümüz her eksik bir bulgu olarak yazılır. Hangi sokakta kaçıncı sırada görüneceğinizi harita belirler; biz yalnızca kaydın uyum ve tanınma tarafında eksik kalmamasına çalışırız.

Haritada “Sponsorlu” Yazan Sonuçlar ile Öteki Sonuçlar Arasındaki Fark Nedir?

Haritada bir arama yapın ve en üstteki satıra bu kez dikkatle bakın. Kimi aramalarda işletme adının yakınında küçük harflerle bir söz durur: “Sponsorlu”. Birçok kişi onu okumadan geçer ve o işletmeyi listenin kendiliğinden birincisi sanar. Öyle değildir. O satır bir ilandır: işletme, o aramada üstte görünmek için Google’a para ödemektedir. Altındaki satırlar ise başka bir yoldan gelmiştir.

Ücretli yer kiralıktır. İlan, reklam veren ödedikçe görünür; bütçe bittiği gün ortadan kalkar, geride bir iz bırakmaz. Bedel çoğu düzende ilana her dokunuluşta işler. Ücretsiz sonuçlarda ise kimse Google’a ödeme yapmaz: sıra, bir önceki bölümde anlatılan üç şeye göre kurulur. Google’ın kendi açıklamasına göre bu sonuçlarda daha iyi bir yer parayla satın alınamaz, rica edilerek de alınamaz.

Yerel (harita) optimizasyon, üzerinde “Sponsorlu” yazmayan sonuçlarla ilgilenir. Orada görünmenin bedeli Google’a değil, emeğe ödenir: kaydın doldurulması, düzeltilmesi, güncel tutulması, yorumların cevaplanması. Bu emeğin karşılığı da kiralık değildir; çalışma dursa bile doğru yazılmış saat, yüklenmiş fotoğraf, toplanmış yorum yerinde kalır. Ne kadar görüneceğinize yine harita karar verir; ama düzeltilmiş kayıt sizde kalır, bir ilanın süresine bağlı değildir.

İki yolun ortak bir yanı vardır: ikisi de aynı kayda dayanır. Haritadaki ilan ayrı bir vitrin açmaz; dokunan kişiyi sizin kaydınıza, yani aynı ada, aynı saatlere, aynı fotoğraflara ve aynı yorumlara götürür. Saatleri yanlış, fotoğrafları yıllar öncesinden kalma, yorumları cevapsız bir kayda reklamla ziyaretçi getirmek, parayı o ziyaretçinin vazgeçmesine ödemek olur. Bakımsız kayıt reklam bütçesini de boşa harcatır.

Reklamın yerinde olduğu zamanlar vardır. Yeni açılmış bir işletmenin kaydı henüz yorum da tanınma da biriktirmemiştir; ilk haftalarda ilan o boşluğu doldurabilir. Mevsimi kısa olan işlerde de öyledir: İğneada’da yalnızca yazın açılan bir balık lokantası ya da hasat öncesinde yedek parça satan bir bayi, yoğun haftalarda görünürlüğünü ilanla destekleyebilir. Ne kadar ayrılacağı ise ayrı bir hesaptır; bu sayfa o hesabı yapmaz.

Size “haritada üste çıkarırız” diyen bir teklif geldiğinde önce şunu sorun: hangi üst? “Sponsorlu” yazan yer mi, yazmayan mı? Birincisi reklam harcamasıdır; bütçeyle başlar, bütçeyle biter. İkincisi kayıt ve site üzerinde yapılan iştir; sonucu için kimse söz veremez. Reçetede, yani ay başında önünüze gelen iş listesinde bu ikisi ayrı satırlarda durmalıdır; hangisine ne için ödediğinizi ancak öyle görürsünüz.

Profile Hangi Telefon Yazılmalı: Sabit Hat mı, Cep Telefonu mu, Yoksa İkisi mi?

Öğle arasında dükkânın kepengi yarıya inmiştir. İçeride, tezgâhın üstündeki sabit telefon çalar, çalar ve susar. Arayan kişi numarayı haritadaki kayıttan almıştır; kayıtta dükkânın o saatte açık olduğu yazmaktadır. Usta ise o sırada Vize yolunda, bir müşterinin bahçesindedir ve cebindeki telefon sessizdir. Kayıtta yazan numara doğrudur, yalnızca yanlış numaradır: yazılı saatlerde açılan telefon o değildir.

Soru bu yüzden “sabit mi, cep mi” diye sorulmaz. Doğru soru şudur: kayıtta yazan saatlerde hangi numara gerçekten açılıyor? Gün boyu dükkânda biri duruyorsa sabit hat iyi bir seçimdir; kişiye değil işletmeye aittir, çalışan değişse de yerinde kalır. Dükkânda çoğu zaman kimse yoksa cevap cep telefonudur. Google’ın kayıt kuralları da işletmeye mümkün olduğunca doğrudan ulaşan bir numara ister.

Hangi numara seçilirse seçilsin, her yerde o yazmalıdır: sitede, tabelada, faturada, kartvizitte, poşetin üstünde. Müşteri numarayı bir yerden alır, başka bir yerde doğrular; ikisi tutmuyorsa hangisini arayacağını bilemez. Yazılış da aynı olmalıdır: alan koduyla mı, boşluklarla mı, başında sıfırla mı? Küçük bir ayrıntı gibi görünür; oysa her yerde aynı biçimde yazılmış tek bir numara, bunların hepsinin aynı işletme olduğunu anlamayı kolaylaştırır.

İkisini birden yazmak da mümkündür. Profilde ana numaranın yanında ek numara girilebilen bir alan bulunur. Haritadaki kartınıza bakan kişinin gördüğü ve dokunup aradığı çoğu zaman ana numaradır; bu yüzden en güvenle açılan numara oraya, öteki ek alana yazılır. Sabit hat akşam altıda susuyor, cep telefonu ise dokuza kadar açılıyorsa ana numara cep telefonudur. Sıralamayı alışkanlık değil, açılma olasılığı belirler.

Numara değiştiğinde iş bir alanı düzeltmekle bitmez. Eski numara başka yerlerde yaşamayı sürdürür: yıllar önce açılmış rehber kayıtlarında, eski ilanlarda, sosyal medya hesaplarında, basılmış kartlarda, sitenin unutulmuş bir sayfasında. Röntgenin baktığı alanlardan biri, hakkınızda başka yerlerde yazılanlardır; eski numaranın durduğunu gördüğümüz her yer bulgu listesine bir satır olarak girer. Mümkünse eski hat bir süre kapatılmaz ya da yenisine yönlendirilir.

Geriye mesai dışı kalır. Kapalıyken gelen aramaların hepsi açılamaz; açılması da gerekmez. Yeter ki kayıttaki saatler doğru olsun ve cevapsız aramalara ertesi iş günü dönen biri bulunsun. Yazışma hattı iyi bir ektir: konuşmak istemeyen ya da gece yazan müşteri oradan ulaşır. Ama birinin açtığı numaranın yerini tutmaz; acelesi olan kişi yazmaz, arar. Yerel (harita) optimizasyon çalışmasında ikisi birlikte kurulur.

Profildeki Açıklama Alanına Ne Yazılır, Ne Yazılmaz?

Düğüne iki gün kala takım elbisesinin paçasını kısalttıracak biri haritaya “terzi” yazar ve üç kart açar. Hiçbirinde açıklamanın tamamını görmez; çoğu ekranda yalnızca ilk bir iki satır belirir, gerisi dokununca açılır. Birinde o satırlar boştur, ötekinde bir slogan durur: “Şıklığın değişmeyen adresi.” Okuyan kişi bundan tadilat yapılıp yapılmadığını da, işin kaç günde çıktığını da öğrenemez.

Bu alana dört bilgi yazılır: ne yapıyorsunuz, kimin için, nerede ve ne zamandan beri. Düz cümlelerle, süssüz. Örnek olsun: “Kırklareli merkezde, çarşı içinde terziyiz. Paça, bel ve kol tadilatı yapıyor, takım elbise ve abiye daraltıyoruz; hazır giyim satmıyoruz. Aynı dükkânda ikinci kuşak olarak çalışıyoruz.” Üç cümlede iş, müşteri, yer ve geçmiş söylenmiştir; övgü sözü yoktur, olmasına da gerek kalmamıştır.

Sıra da önemlidir, çünkü görünen yalnızca baştaki satırlardır. İlk cümle kuruluş yılıyla ya da “firmamız” sözüyle değil, yaptığınız işle ve bulunduğunuz yerle başlar. Arayan, aradığı yeri bulup bulmadığını oradan anlar. İkinci cümle kime hizmet verdiğinizi ve sizi arayan birinin bilmek isteyeceği tek ayrıntıyı söyler: eve servis, toptan satış, randevuyla çalışma. Geçmiş ve öteki bilgiler devamına kalabilir; merak eden açıp okur.

Yazılmayacaklar da bellidir. Google’ın bu alan için koyduğu kurallar, açıklamanın işletmeyi tanıtmasını ister; bağlantı adresi, kampanya, indirim ve fiyat duyurusu burada istenmez. Art arda dizilmiş meslek ve ilçe adları da açıklama sayılmaz; okuyanı iter, kaydı özensiz gösterir. Kurallara uymayan bir açıklama reddedilebilir ya da yayından kaldırılabilir. Kampanyanın yeri burası değildir; onun için kayıtta ayrı, süreli bir duyuru alanı bulunur.

Söz vermek de bu alana yakışmaz. “Aynı gün teslim”, “her zaman açık”, “memnuniyet garantisi” gibi cümleler, tutulamadığı ilk gün bir yorumun konusu olur. Açıklama yazıldığı gün bitmiş sayılmaz: yeni bir hizmet eklendiğinde, bir işten vazgeçildiğinde, taşınıldığında ya da çalışma biçimi değiştiğinde yeniden açılır. Yerel (harita) optimizasyon sırasında röntgen yeniden çekildiğinde açıklama da okunur; yazan ile bugün yapılan iş hâlâ aynı mı?

Açıklamanızın ve kaydınızın bugün nasıl göründüğünü birlikte görelim. Sitenizin adresini yazın, röntgenini ücretsiz çekelim. Röntgen dışarıdan çekilir, şifre istemez; teknik durumu, sayfa içeriklerini, hakkınızda başka yerlerde yazılanları ve harita kaydını gösterir. Bulgu listesinde her bulgu bir satırdır: ne bulundu, neye yol açıyor, kaçıncı sırada ele alınacak. İlk reçete o listenin harita satırlarından yazılır; yerel (harita) optimizasyon oradan başlar.

Sıkça Sorulan Sorular
Dükkânımı çarşıdan çıkarıp kenar bir mahalleye taşıyacağım; haritada beni görenler bundan nasıl etkilenir?

Liste arayanın durduğu yere göre kurulduğu için yeni yerinizin çevresinde arayanlara yakınlaşır, çarşıda arayanlardan uzaklaşırsınız; bunu değiştiremezsiniz. Elinizde olan, taşınma günü kaydı eksiksiz bırakmaktır: adres, haritadaki işaretin yeri, saatler, yeni tabelanın fotoğrafı. Eski adresin yazılı kaldığı yerleri röntgende arar, bulduklarımızı bulgu listesine yazarız.

Google’ın açıklamasına göre çıkmaz: reklam vermek, ücretsiz sonuçlardaki sırayı etkilemez ve orada daha iyi bir yer parayla alınamaz. Reklam yalnızca “Sponsorlu” yazan yeri getirir, bütçe bitince o da gider. Ücretsiz sonuçlardaki yeriniz kaydınızın aramayla uyumuna, arayana uzaklığınıza ve ne kadar tanındığınıza bağlıdır; bunların ikisi üzerinde çalışılabilir.

Açabildiğiniz numarayı ve açabildiğiniz saatleri. Elinizin dolu olduğu saatler için iki yol var: aramaları sizin yerinize karşılayacak birinin numarasını ana alana yazmak ya da kayıttaki saatleri, telefona bakabildiğiniz aralığa göre daraltmak. Cevapsız aramalara aynı gün dönmeyi alışkanlık edinin. Yazışma hattını da ekleyin; ama onu tek ulaşım yolu olarak bırakmayın.

Buna güvenmeyin; açıklama alanının işi bu değildir. Dizilmiş ilçe adları okunmaz, kaydı özensiz gösterir ve kurallara takılabilir. Müşterinin adresine gidiyorsanız profilde bunun için ayrı bir hizmet bölgesi alanı vardır; ilçeler oraya girilir. Açıklamada tek cümle yeter: “Merkezde ve çevre ilçelerde yerinde servis veriyoruz.” Hangi aramada görüneceğinizi yine harita belirler.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.