Anasayfa › Teknik SEO
Teknik Seo
Teknik SEO, sayfanın ekrandaki görüntüsüyle değil, tarayıcıya ve arama motoruna giden koduyla ilgilenir: sonradan yüklenen metinler, açılırken yerinden oynayan öğeler ve yayına karışmış deneme kopyaları bu işin konusudur.
Teknik SEO Sayfanın Ekrandaki Görüntüsüne Değil, Arkasındaki Koda Neden Bakar?
Bilgisayarda sitenizi açın, sayfanın boş bir yerine sağ tıklayın ve çıkan listeden “sayfa kaynağını görüntüle” satırını seçin. Renklerin, fotoğrafların ve düzenin yerinde sık satırlarla dolu, düz bir metin belirir. Bu metin sayfanın kodudur. Ekranda gördüğünüz her şey ona bakılarak boyanır; arama motoru ise işe boyanmış ekrandan değil, bu satırlardan başlar. Teknik SEO da aynı nedenle önce koda bakar.
Sitenizin dosyaları sunucuda durur; sunucu, sitenizi gece gündüz açık tutan uzaktaki bir bilgisayardır. Ziyaretçi adresinize dokunduğunda sunucu ona hazır bir resim yollamaz; neyin nerede duracağını satır satır tarif eden bu metni yollar. Tarayıcı, yani internette gezerken kullandığınız program, tarifi okur ve görüntüyü kendisi kurar. Metinde sayfanın başlık satırı, ara başlıklar, paragraflar, bağlantılar ve çağrılacak dosyaların adları yazılıdır.
Ekranda birbirinin aynısı görünen iki sayfa, kodda bambaşka olabilir. Kırklareli merkezde bir köfte salonunun yemek listesini düşünün. Birinci sitede liste yazı olarak girilmiştir; kodda “köfte”, “piyaz”, “irmik helvası” sözcükleri tek tek durur. İkincisinde aynı liste telefonla çekilmiş bir fotoğraftır; kodda yalnızca bir resim dosyasının adı vardır. İnsan ikisini de okur. Arama motoru ikincisinde çoğu zaman bir resimden fazlasını bulamaz.
Aynı fark başlıklarda da görülür. Bir sayfada “Hizmetlerimiz” satırı kodda başlık olarak işaretlenmiştir; ötekinde yalnızca harfleri büyütülmüş ve koyulaştırılmıştır. Göz ayırt etmez, sayfanın iskeletini çıkarmaya çalışan yazılım eder. Ağırlık da ekrandan anlaşılmaz: iki sitede aynı “Ara” düğmesi durur, biri bunu birkaç satırla çizer, öteki tek bir düğme için on ayrı dosya çağırır ve ziyaretçiyi bekletir.
Kodda sayfanın üzerinde hiç görünmeyen satırlar da bulunur: arama sonucunda tıklanan başlık, altındaki kısa açıklama, sayfanın hangi dilde yazıldığı, arama motoruna “bu sayfayı sonuçlara alma” diyen işaret. Ücretsiz site röntgeni bu katmanı okur; adı da buradan gelir, çünkü röntgen filmi dışarıdan bakan gözün göremediğini gösterir. Çekim için şifrenizi istemeyiz; yalnızca her ziyaretçinin açabildiği sayfalara bakarız.
Röntgenin sonucu bulgu listesidir. Listede her bulguya bir satır ayrılır; üç sütununda ne bulunduğu, neye yol açtığı ve kaçıncı sırada ele alınacağı yazar. Kodda kusur bulunması sitenizin kötü olduğunu göstermez; kusursuz kod pek az sitede görülür, bulguların bir bölümüne de hiç dokunulmaz. Teknik SEO, listedeki her satırı düzeltme yarışı değildir; az emekle çok şey düzelten bulgudan başlayıp sırayla ilerleyen bir iştir.
Tıklayınca Açılan ya da Sonradan Yüklenen Bir Metni Arama Motoru Okuyabilir mi?
Vize’de peynir satan bir mandıranın ürün sayfasında üç sekme durur: “Ürün”, “Saklama koşulları”, “Kargo”. Sayfa açıldığında yalnızca ilki görünür; ötekiler, üzerlerine dokunulunca açılır. Sekme, aynı yerde sırayla gösterilen bölümlere verilen addır. Mandıra sahibi haklı olarak sorar: soğuk kutuyla gönderdiğimizi üçüncü sekmeye yazdım; ekranda kapalı duran bu cümleyi arama motoru da okuyor mu?
Cevap, bölümün nasıl kurulduğuna bağlıdır ve bunu ekrana bakarak anlayamazsınız. Birinci kurulumda üç sekmenin yazısı da sayfayla birlikte, ilk teslimatta gelir; ikisi yalnızca ekranda katlanmış durur. İkinci kurulumda sayfa yalnızca ilk sekmeyle gelir; ötekilerin yazısı, ziyaretçi dokunduğu anda sunucudan ayrıca istenir. Açılır kapanır sorular, “devamını gör” düğmeleri ve kaydırdıkça uzayan listeler de bu iki yoldan biriyle çalışır.
İlk teslimatta gelen yazı, ekranda katlı dursa bile genellikle okunur ve sayfanın içeriği sayılır. Telefon ekranı dardır; uzun bir sayfayı başlıkların altına toplamak ziyaretçiye kolaylık sağlar ve arama motoru bunu çoğu zaman bir kusur olarak görmez. Yine de bir ölçü gözetilir: sayfanın asıl sözü, yani hangi işi yaptığınız, dükkânınızın yeri ve size ulaşmanın yolu, katların arkasına saklanmaz, açıkta durur.
Dokunulunca ya da kaydırılınca getirilen yazıda durum başkadır. Arama motorunun sayfaları dolaşan yazılımı bir ziyaretçi gibi davranmaz: düğmeye basmaz, sekmeye dokunmaz, çoğu zaman sayfayı aşağı da kaydırmaz. Ancak bir hareketle gelen yazıyı bu yüzden hiç görmeyebilir. Kaydırdıkça ürün ekleyen bir listede ilk gelen ürünler okunur; ardından gelecek olanlar, onlara giden ayrı bir bağlantı yoksa karanlıkta kalabilir.
Bir ara durum daha vardır: yazı hiçbir şeye dokunulmadan gelir, ama onu sayfaya bir betik, yani tarayıcıda çalışan küçük bir program yerleştirir. Google bu betikleri çoğu zaman çalıştırabilir; ancak bunu sayfayı ilk okuduğu anda değil, daha sonra yapabilir ve işi her zaman eksiksiz tamamlamayabilir. Öteki arama motorları ile bağlantı önizlemesi hazırlayan uygulamaların bir bölümü ise betik çalıştırmaz.
Hangi durumun sizde geçerli olduğunu anlamanın yolu, sunucunun ilk gönderdiği metne bakmaktır: aradığınız cümle orada yazıyorsa sorun yoktur. Teknik SEO çalışmasında kural yalındır: önemli olan ilk teslimatta gelir. Fiyat, adres, hizmetin açıklaması ve sık sorulan soruların cevapları sayfayla birlikte yollanır; uzun listelere numaralı sayfalar ve her ürüne giden düz bağlantılar eklenir. Süs sayılan şeyler sonradan gelebilir.
Sayfa Açılırken Yerinden Oynayan Düğme ve Kayan Yazı Neden Düzeltilmelidir?
Pehlivanköy’de traktör yedek parçası satan bir dükkânın sitesi telefonda açılıyor. Ziyaretçi “Ara” düğmesini görüyor, parmağını indiriyor. Tam o anda sayfanın tepesine bir kampanya şeridi yerleşiyor, altındaki bütün satırlar bir parmak boyu aşağı iniyor ve dokunuş, düğmenin yerine gelen “Kataloğu indir” satırına denk geliyor. Telefon bir dosya indirmeye başlıyor. Ziyaretçi ne olduğunu anlamıyor; aramak istediği dükkânın sayfasını kapatıyor.
Sayfa ekrana bir kerede konmaz; parçalar geldikçe yerleştirilir. Geç gelen bir parça, kendisine önceden yer ayrılmamışsa araya girer ve altındakileri iter. Sık rastlanan ilk neden fotoğraflardır. Kodda resmin eni ve boyu yazılmamışsa tarayıcı ona ne kadar yer bırakacağını bilemez; yazıyı önce resim yokmuş gibi dizer, resim ulaşınca bütün satırları aşağı kaydırır. Fotoğrafı bol sayfalarda bu birkaç kez yinelenir.
İkinci neden, içeriğin üstüne sonradan eklenen kutulardır: kampanya şeridi, çerez izni soran kutu, “uygulamamızı indirin” çağrısı. Bunlar çoğu zaman sayfadan sonra gelir ve tepeye yerleşirken her şeyi iter. Üçüncü neden yazı tipidir. Sitenin kendi yazı tipi geç gelirse tarayıcı metni önce telefondaki bir yazı tipiyle yazar, sonra değiştirir. İki yazı tipinin harf genişliği farklıdır; satırlar yeniden bölünür, paragrafın boyu değişir.
Google, sayfa deneyimini değerlendirirken kullandığını açıkladığı ölçüler arasında görsel kararlılığı, yani sayfanın açılırken ne kadar yerinden oynadığını da sayar. Bunun sıralamadaki payını dışarıdan kimse kesin olarak bilemez; içeriğin yerini tutmadığı ise açıktır. Asıl gerekçe ziyaretçidir: yanlış yere dokunan kişi kendini kandırılmış hisseder, okuduğu satırı kaybeden kişi yeniden aramak yerine çoğu zaman sayfadan çıkar.
Düzeltmeler küçüktür ve sabır ister. Her resmin eni ile boyu koda yazılır; tarayıcı yeri baştan ayırır, resim geç de gelse hiçbir şey kıpırdamaz. Şeritlere ve bildirimlere sayfa kurulurken yer bırakılır ya da bunlar içeriği itmeden ekranın altına sabitlenir. Yazı tipi dosyaları erkenden çağrılır; onlar gelene kadar kullanılan yedek yazı tipi de asıl olana yakın genişlikte seçilir.
Kaymayı masadaki hızlı bilgisayarda göremezsiniz; orada her şey bir anda yerine oturur. Bunun için sayfa orta hâlli bir telefonda, yavaşlatılmış bağlantıyla açılır ve ekran kaydedilir; kayıt ağır çekimde izlendiğinde hangi parçanın neyi ittiği görülür. Röntgende bu, bulgu listesinin ayrı bir satırıdır. Teknik SEO işleri bitince röntgen yeniden çekilir, eski filmle yenisi yan yana konur: düğme artık yerinde duruyor mu?
Değişiklikler Yayındaki Sitede mi, Yoksa Bir Deneme Kopyasında mı Yapılmalıdır?
Bir salı öğleden sonra sitenizin menüsü birden alt alta diziliyor ve logonun üzerine biniyor. Beş dakika sonra düzeliyor; bu kez düğmelerin rengi değişiyor, bir fotoğraf kayboluyor. Siteye kimse saldırmadı. Biri yeni düzeni yayındaki sitenin üzerinde deniyor ve o dakikalarda sayfayı açan her ziyaretçi denemenin ara hâllerini izliyor. Aynı iş, kimsenin görmediği bir kopyada da yapılabilirdi.
Deneme kopyası, sitenizin bütün dosyaları ve kayıtlarıyla birlikte ayrı bir adrese çıkarılmış ikizidir. Ziyaretçi onu görmez; siz ve işi yapan kişi görürsünüz. Yeni tasarım, yeni bir form, siteyi çalıştıran yazılımın yeni sürümü önce orada kurulur. Ardından elle sınanır: sayfalar açılıyor mu, form gönderilen mesajı ulaştırıyor mu, arama düğmesi numarayı çeviriyor mu, telefonda menü yerinde mi? Sınavı geçen değişiklik yayına taşınır.
Her değişiklik için kopyaya gerek yoktur. Bir fiyatı düzeltmek, yeni bir fotoğraf koymak, bir yazı yayımlamak ya da çalışma saatini güncellemek doğrudan yayındaki sitede yapılır; bunlar siteyi çalıştıran yazılıma dokunmaz. Kopya, yazılımın kendisi değiştiğinde gerekir: ana yazılımın ve eklentilerin, yani ona sonradan eklenen küçük programların güncellenmesi, tasarımın yenilenmesi, ödeme ya da yer ayırtma gibi yeni bir bölümün eklenmesi.
Kopyanın bir koşulu vardır: arama motorlarına kapalı olmalıdır. Açık bırakılırsa aynı yazılar iki ayrı adreste durur ve kopya, arama sonuçlarında gerçek sitenizin ikizi olarak görünebilir. Oraya düşen ziyaretçi eski bir fiyatı okuyabilir, hiçbir yere ulaşmayan bir form doldurabilir. Kapatmanın en sağlam yolu kopyayı şifrenin arkasına almaktır; şifreyi bilmeyen ne bir insan ne de bir yazılım içeri girebilir.
Bunun tersi de yaşanır ve zararı daha büyüktür. Siteyi çalıştıran yazılımların birçoğunda “arama motorları bu siteyi dizine eklemesin” anlamına gelen bir kutucuk bulunur; dizin, arama motorunun sonuçlarını seçtiği sayfa kaydıdır. Kutucuk kopyada işaretlenir. Kopya yayına taşınırken işaretli kalırsa gerçek siteniz arama motoruna “beni gösterme” demeye başlar. Site açılmayı sürdürür, kimse bir şey fark etmez; sayfalar zamanla sonuçlardan çekilebilir.
Sipariş ya da yer ayırtma kaydı alan sitelerde bir incelik vardır: kopyada çalışılan günlerde gerçek siteye yeni kayıtlar gelmeyi sürdürür; bu yüzden yayına bütün kopya değil, yalnızca denenmiş değişiklik taşınır. Teknik SEO reçetesinde, yani her ay onayladığınız iş listesinde, her işin yanında karşıladığı bulgu ve kopyada denenip denenmeyeceği yazar. Sitenizin adresini bir mesajla gönderin; ücretsiz site röntgenini çekelim.
Sitemin kodunu ben de görebilir miyim, bunun için ayrı bir program gerekir mi?
Gerekmez. Bilgisayardaki tarayıcıda sayfaya sağ tıklayıp “sayfa kaynağını görüntüle” satırını seçmeniz yeter. Hepsini anlamanız beklenmez; sayfa içi arama kutusunu açıp bir ürün adını ya da telefon numaranızı aratın. Bulunuyorsa o bilgi kodda yazı olarak durur. Bulunmuyorsa resim olarak konmuş ya da sayfaya sonradan getiriliyor olabilir.
Ürünlerim sayfayı aşağı kaydırdıkça geliyor; hepsi aramalarda çıksın diye numaralı sayfalara mı dönmeliyim?
Dönmek zorunda değilsiniz. Kaydırdıkça uzayan liste ziyaretçi için kalabilir; yeter ki aynı ürünlere düz bağlantılarla ulaşılan numaralı sayfalar ya da kategori sayfaları da bulunsun. Arama motorunun yazılımı çoğu zaman kaydırmaz, bağlantıyı izler. Her ürünün kendi adresi olmalı ve o adrese en az bir sayfadan bağlantı verilmelidir.
Sitemin tepesine kampanya şeridi koymak istiyorum; sayfayı oynatmadan bunu nasıl yaparım?
Şeridin yeri sayfa kurulurken baştan ayrılır; şerit sonradan araya girmez, kendisine bırakılmış boşluğa oturur. İkinci yol, şeridi içeriğin üstüne değil ekranın altına sabitlemektir. İki durumda da yazı ve düğmeler olduğu yerde kalır. Kampanya bitince ayrılan yer de kaldırılır; boş duran bir şerit yeri sayfayı gereksiz yere aşağı iter.
Deneme kopyası için ayrı bir barındırma paketi satın almam gerekir mi?
Çoğu zaman gerekmez. Kopya genellikle aynı paketin içinde, sitenizin bir alt adresi olarak kurulur; kimi barındırma firmaları, yani sitenizi yayında tutan şirketler, bunu birkaç adımda yapan bir araç da sunar. Paketteki disk alanının kopyayı taşıyacak genişlikte olması gerekir. Alan dar gelirse kopya iş bitince silinir, sonraki büyük değişiklikten önce yeniden çıkarılır.